PERFODA
Kişisel Gelişim Hizmetleri



 

Kişisel Gelişim: Yöntem Belirlemek

Dursun Akkurt, Aralık 2013

Özet:

Kişisel Gelişim kavramlarına ilişkin bir dizi kısa notlardan biri: Yöntem Belirlemek

Kişisel gelişimde sorunu tanımlamak, soruna ilişkin kök nedenleri belirlemek, doğru değişim hedeflerini seçmek başlamak için atılması gereken adımlardır. Bu adımlardan sonra soruna yol açan kök nedenlerin ortadan kaldırması ya da etkisizleştirilmesi için uygun yöntemleri seçmek gerekir. Seçilen yöntemlerin kök nedenler üzerinde etkili olması kadar, seçilen değişim hedeflerine götüren kişinin uygulayabileceği özellikte yöntemler olması da önemlidir.

Bu yazıda kişisel gelişim için yöntem seçimi üzerinde durulmuştur.

Önceki yazılarda kişisel gelişim konusunun genel hatlarını ortaya çıkarmak üzere bir kaç kısa not yazdık. Farkındalık yazısında kaba bir kişisel gelişim tanımı yaptık. Ardından Yaklaşımlar yazısında kişisel gelişim konusuna katkıda bulunan yaklaşımları kategoriler halinde gözden geçirdik. Genel olarak bu yaklaşımlardan birini ya da bir kaçını ön plana çıkarıp diğerlerini yok saymak istemiyoruz. Çünkü kişisel gelişim adı üstünde kişiseldir. Kişisel olduğu için de herkes için geçerli doğruları yoktur. Herkesin kendi doğrularını, kendi tercihlerini, kendi özelliklerini dikkate alarak ilerlemesi gerekir. Sorunun tanımından çözüme ulaşana kadar yapılacak her şeyin kişisel bir yanı vardır.

Kişisel gelişimde herkes için geçerli ve mutlaka başarıya götüren belirli bir tek yaklaşım veya yöntem yoktur. Mucizevi sonuçlar veren reçeteler de yoktur. Kişinin kendini tanıması, sorununun farkına varması, çözüm için bir gelişim planı yapması, sabırla planını uygulaması ve aldığı sonuçlara göre ilerlemeye devam etmesi gerekir. Alınan her sonuç kendi başına değerlidir ve anlamlıdır.

Kişinin tek hamlede bir bütün olarak değişmesi mümkün değildir ama zamanla değişim hızını artırması ve hızlı bir gelişim göstermesi mümkündür. Başlangıçta basit bir sorununu çözmeyi hedeflemek, bu sorunun kök nedenlerini belirlemek, kök nedenler üzerinde etkili olacak yöntemleri belirlemek ve başarı için sabırla gayret etmek gerekir. Basitten başlamak bütün süreci kolaylaştırır ve başarıyı mümkün kılar. Çözülmek istenen sorunun başa çıkılabilir ölçüde sınırlı olması, kök nedenlerinin doğru tespit edilmesi ve etkili yöntemler seçilmesi gerekir.

Önceki yazılarımızda üzerinde durduğumuz aşırı kilolar sorunu göreli olarak basit tanımlanabilecek, kök nedenleri kolay ayırdedilebilecek, başa çıkma yöntemleri iyi bilinen bir örnektir. Örneğimiz üzerinden giderek yöntem belirleme konusunda neler yapabileceğimizi açıklayabiliriz.

Hatırlayalım, aşırı kilolar sorunu dış görünüşümüze bakarak, çevremizdekilerin fikrini alarak ya da boy-kilo endeksi gibi bilimsel bir kaynaktan yola çıkarak edineceğimiz bilgilere göre tanımlanabilir. Birden fazla kaynaktan alacağımız bilgiler ve en sonunda kendi kararımızla aşırı kilolu olduğumuz sonucuna varabiliriz. Sorunumuzun nedenleri dengesiz, düzensiz ve aşırı beslenme olabilir. Kök nedenleri ise yaşam ve çalışma koşullarımız, fizyolojik hastalıklarımız, inanç ya da tutumlarımızdan kaynaklanan davranışlarımız olabilir.

Eğer çok sayıda kök neden belirlediysek bunları kategorilere ayırmak yöntem belirlemeyi kolaylaştırır. Nedenlerin çoğu yaşam ve çalışma koşullarımıza dayanıyorsa bu önemli bir avantaj oluşturur. Belirli bir kaç yöntemle olumlu sonuç almamız kolaylaşır.

Örnek sorunumuzun kök nedenleri yaşam ve çalışma koşullarımız olabilir. Yaşam koşullarımızla beslenme düzenimiz arasındaki ilişki seçeceğimiz yöntemleri belirleyecektir. Eğer masa başında çalışıyorsak beslenme düzenimiz aşağıdaki biçimde etkilenmiş olabilir.

  • Yemekhane veya fast-food yemekleriyle beslenme zorunluluk haline gelmiş olabilir. Yemeklerin kalitesi, kalori değeri, seçenek azlığı vb beslenme düzenini bozabilir.
  • İşin yoğunluğu nedeniyle yemek arası vermek mümkün olmuyor olabilir. Bu durumda işbaşında yemek yemek ya da abur cubur atıştırmak zorunda kalınır. Geciken öğünlerde açlığa bağlı olarak fazla yemek yenebilir.
  • Stresten dolayı fazla yemek yenmiş olabilir. Yemek anında dikkatini yemeğe vermemek açlık ve doygunluk hislerini bozabilir.
  • Tüketilen şekerli ya da yüksek kalorili içecek miktarı armış olabilir. Şekerli sıcak veya soğuk içecekler fazla tüketilebilir. Ya da bu içeceklere eşlik eden abur cubur tüketimi artabilir.
  • İşyeri partileri, kutlamalar, ikramlar sıklıkla yapılıyor olabilir. Sosyal ortamın etkisiyle kilo aldıran yiyecek ve içeceklerden kaçınılamayabilir.
  • Arkadaşların beslenme alışkanlıklarına özenilmiş olabilir. Kilo aldıran yiyecekleri tercih eden bir arkadaş grubu farkında olmadan sizi de kendi beslenme düzenine uydurabilir.

Burada saymaya gerek olmayan başka durumlar ve bunların farklı etkileri de olabilir. Önemli olan kök nedenlerin olabildiği kadar tarafsız biçimde anlaşılmasıdır. Kök nedenlerin doğru belirlenmesi sorunun çözümü için doğru yöntem seçilmesini kolaylaştırır.

Eğer neden yemekhane ve fast-food’un zorunlu hale gelmiş olması ve buralardaki besinlerin kilo almaya yol açması ise uygulanabilecek yöntemlerden bazıları

  • kilo aldıran yemeklerden kaçınıp daha hafif yemekleri tercih etmek,
  • öğle yemeğini evden götürmek,
  • çevrede sağlıklı besinler sunan seçenekler aramak,
  • uygunsa işyerinde pratik ama sağlıklı yemekler yapmak

olabilir. Alternatif yöntemler arasında kişinin fazla zorlanmadan uygulayabileceği bir ya da bir kaç yöntem seçilmelidir. Seçim yaparken her bir yöntemin kişinin durumu için uygun olup olmadığı dikkatle düşünülmelidir. Evden yemek götürmek bazı kişiler için kolay olabilir ama başkaları için zordur. Çevrede farklı seçenekler bulunabilir ya da bulunamaz. İşyerinde yemek yapmak kolay ya da zor olabilir.

Uygulanması mümkün olan seçeneklerin çeşitlendirilmesi ve belirli bir tek yöntem yerine birden fazla yöntemin uygulanması başarı olasılığını artırır. Seçeneklerin çok olması halinde farklı yöntemlerin değiştirilerek uygulanması mümkün olur. Seçilen yöntemlerin çevremizdeki diğer insanlar tarafından da desteklenmesi, ekonomik olması gibi özellikler yöntemin uygulanmasını kolaylaştırır. Aşağıdaki ölçütler seçilen yöntemin başarıyla uygulanma şansını artırabilir.

Seçilen yöntem kişinin yaşam koşulları ile çelişmemeli ya da kişiyi daha büyük zorluklara sürüklememelidir. Günlük yaşamımızda çok fazla değişiklik yapmaya gerek olmadan seçilen yöntemi uygulayabilmeliyiz. Kilo sorunu ile başa çıkmak için iş bırakmak ya da iş değişikliği yapmak sorunu çözse bile maliyeti çok yüksek bir çözüm olabilir.

Seçilen yöntem sürdürülebilir olmalıdır. Yemekhane ve fast-food’lardan kaçınmak için pahalı restoranlara yönelmek zamanla ciddi bütçe sorunlarına yol açabilir. Ekonomik olması seçilen yöntemin sürdürülebilir olmasını sağlayacaktır.

Seçilen yöntem kendi başına davranış değişikliğini özendiren sonuçlar üretebilmelidir. Yemekhane veya fast-food’dan kaçınırken seçtiğimiz yöntem sevdiğimiz yiyeceklerden bizi mahrum etmemelidir. Etli yemekleri seviyorsak seçtiğimiz alternatif etsiz menüler olmamalıdır. Yine etli ama sağlıklı pişirilmiş veya küçük porsiyonlu et menülerini tercih edebiliriz. Ya da en az et kadar sevdiğimiz başka yiyeceklerin olduğu menüleri tercih edebiliriz.

Mümkün olduğunca gözlenebilir değişiklikler yaratan yöntemler tercih edilmelidir. Seçilen menünün öncekilere göre daha sağlıklı olduğunu görünümünden, sindirim sistemi üzerindeki rahatlatıcı etkisinden ya da hızlı sonuç vermesinden görebilmeliyiz.

Seçilen yöntemin zayıf yanları hakkında bilgi edinilmeli ve bu zayıflıkların giderilmesi için ek yöntemler de uygulanmalıdır. Yemekhanede yemek yerine sağlıklı ev yemekleri sunan bir yerde yeme kararı verebiliriz. Bu durumda ek olarak kendimiz için bir beslenme kılavuzu hazırlamak yararlı olabilir. Dışarda yenen öğünde hangi besin grubundan ne kadar yememiz gerektiğini haftalık düzende planlayabiliriz. Yemekten sonra hem sindirimi kolaylaştıran hem de iş stresinden uzaklaştıran kısa yürüyüşler yapabiliriz. İnanç sistemimizden yararlanmayı ihmal etmemeliyiz. Yemekten önce dua etmek, meditasyon yapmak, amacımızı hatırlatan telkinler yapmak çok yararlı olabilir. Mümkünse yemeğimizi ihtiyacı olan başkalarıyla da paylaşabiliriz.

Bize uygun, kişisel olarak uygulayabileceğimiz, sürdürülebilir, bizi özendiren, bizi ödüllendiren ve gerektiğinde destekleyebildiğimiz yöntemlerin başarıya götürme olasılığı çok daha yüksektir. Yöntem seçiminde bu ölçütlere uymak her zaman mümkün olmayabilir ama yöntemin hedeflerimizle uyumlu olması zorunludur.

Seçtiğimiz yöntemleri kararlılıkla uygulamaya çalışmalıyız. Ancak aksayan, uygulamakta zorlandığımız yöntemlerde ısrar etmemeliyiz. Her yöntemin başarılı olması ya da başarılı olacağına ilişkin ipuçları vermesi bir süre alır. Bu süre içinde başarı sağlamayan ya da başarılı olacağına dair belirti vermeyen yöntemlerde ısrar edilmemelidir. Mümkünse alternatif yöntemler belirleyip hedefi gerçekleştirmek üzere devam etmeliyiz.

Farklı kişisel gelişim yaklaşımlarının hedeflerimizle uyumlu yöntemlerini bir arada uygulamak çok olumlu sonuçlar verebilir. Yemek yeme ortamı değiştirmek bir davranış kontrolü yöntemidir. Diyeti değiştirmek diğer yaklaşımlar arasında sayılabilir. Dua, telkin, meditasyon din öğretileri yaklaşımlarının önerdiği yöntemlerdir. Arkadaş çevresinin değiştirilmesi veya arkadaşlardan destek alınması sosyal bilimler yaklaşımının yöntemidir. Bütün bunların bir arada ve uyumlu olarak uygulanması mümkündür. Önemli olan bunların hedefe ulaşmak üzere etkili kullanılabilmeleridir.

Genel olarak seçeceğimiz yöntemin bizim için farklı sorunlar yaratmayan, sürdürülebilir, özendirici ve hedeflerimizle uyumlu olması çok önemlidir. Seçilen yöntemin belirlenmiş olan kök nedenleri ortadan kaldıran ya da kök nedenleri etkisizleştiren yöntemler olması gerekir.

Bundan sonraki yazımızda uygulama pratiğimizin planlanması üzerinde duracağız.



 
Telefon: +90 (544) 421 49 89
E-mail: dakkurt@yahoo.com
© 2014 Dursun Akkurt, Tasarım: Dursun Akkurt - http://www.ak-kurt.com
© Telif Hakkı ve Yasal Kullanım Koşulları