PERFODA
Kişisel Gelişim Hizmetleri



 

Kişisel Gelişim: Engeller

Dursun Akkurt, Ocak 2014

Özet:

Kişisel Gelişim kavramlarına ilişkin bir dizi kısa notlardan biri: Engeller

Kişisel gelişimde farkındalık anahtar kavramdır. Sorunumuzun farkında olmak, çözümün farkında olmak, doğru yöntemleri seçmek, doğru hedeflere yönelmek, sabırlı olmak, nesnel (objektif) olmak, kararlı olmak gerekir.

Bazen diğer her şey iyi giderken kişisel gelişim çabamız engellerle karşılaşır. Bu engellerin en önemlileri kendi içimizden kaynaklanan engellerdir. Kendimize saygımız, kendilik değerimiz, bilişsel dengesizliklerimiz ve bunlardan kaynaklanan hatalı tutum ve düşünce kalıplarımız gelişimimizi engeller. Bu engelleri aşmanın yolu kendimize karşı nesnel (objektif) olmak, sabırlı ve kararlı olmaktır. Doğal olarak çabamız dış faktörler ve planlama hataları tarafından da engellenebilir.

Bu yazıda kişisel gelişim çabamızın karşılaşması muhtemel engeller üzerinde durulmuştur.

Kendimize uygun bir yol izlersek kişisel gelişim çabamızın başarı şansı artar. Kişisel gelişim çabası zaman alan ve zorlukları olan bir süreçtir. Zaman alması nedeniyle sabırlı ve kararlı olmak gerekir. Kendimizi değiştirme girişimi doğal olarak zaman zaman zor bir mücadeleye dönüşür. Sürecin büyük bölümünü kendi çabamızla başarabiliriz ama gerektiğinde yardım almayı da ihmal etmemeliyiz.

Yazı dizisinin buraya kadarki bölümünde sorunumuzun farkına varmak, sorunumuzu tanımlamak, çözüm kararını vermek, işe başlamak, kök nedenleri ve uygun yöntemleri belirlemek adımlarını tamamlamış bulunuyoruz. Artık planlama adımlarını tamamlamış ve yöntemleri uygulayıp çözüme ulaşma aşamasına gelmiş bulunuyoruz.

Eylem aşamasının kendine özgü zorlukları vardır. Başarılı olmak için bu zorlukları tespit etmek ve aşmak için doğru yolları izlemek zorundayız. Sürecin kişisel olması ve zamana yayılması nedeniyle zorlukların çok çeşitli olması mümkündür. Ancak yazılı kaynaklarda zorlukların kaynakları ve çözümleri hakkında bize yardımcı olacak bol miktarda bilgi ve deneyim bulabiliriz.

Hani bir atasözümüz vardır, ağacın kurdu özünden olur diye. Bu söz karşılaştığımız zorluk veya engellerin çoğunlukla bizden kaynaklandığını ifade eder. Tabi ki, bu söz her durum için geçerli değildir. Ancak, kişisel gelişim gibi kendimizle ilgili konularda en sık karşılaşılan zorlukların ve engellerin büyük bölümü gerçekten de kendimizden kaynaklanır.

Bilirsiniz herkes değerli, önemli ve saygın olmak ister. Toplum içinde bize değer veren insanlar varsa, bize önem veriliyorsa, bize saygı duyuluyorsa kendimizi daha iyi hissederiz. Dahası aynaya baktığımızda kendi kendimizi iyi görmek, duygu ve düşüncelerimizi tarttığımızda kendimize saygı duymak bizi mutlu eder. Buna karşılık değer kaybetmek, önemsizleşmek ve saygınlığımızın azalması bizi mutsuz eder. Bu mekanizmaya benlik saygısı (self-respect) ya da kendilik değeri (self esteem) adları verilmektedir. Bu konuda çok sayıda araştırma yapılmış ve hemen tümünde benzer sonuçlara ulaşılmıştır.

Burada ayrıntıya girmeden benlik saygısı veya kendilik değerinin kişisel gelişim çabası açısından etkisini değerlendireceğiz. Benlik saygısı veya kendilik değeri akılcı sınırlar içinde kaldıkça kişisel gelişim çabasını detekler. Buna karşılık aşırı yükselir ya da aşırı düşerse kişisel gelişim çabasını zorlaştırır. Biz burada özellikle zorlaştırıcı etkisi üzerinde duracağız.

Başarı ya da beğenilme benlik saygımızı artırır, başarısızlık ise düşürür. Belki de insanın özündeki kurt budur. Başarılı olmak için çalışırken başarısız olmak ya da başkaları tarafından başarısız olduğumuzun yansıtılması bizi üzer. Ama sadece üzülmeyiz, aynı zamanda tekrar başarısız olabileceğimizi düşünmeye başlarız.

Eğer başarısızlığımız tekrar ederse başarısızlıktan korkmaya başlarız. Giderek tekrar denememeye ve eylemsiz kalmaya, yani kaçınmaya başlarız. Kişisel gelişim çabasında “kaçınma” belki de en önemli engeldir. Çünkü bizi denesek başarabileceğimiz şeyleri denemekten alıkoyar. Kaçınmanın en kötü tarafı kendisini sürdüren bir döngüye yol açmasıdır. Kaçındığımız davranışlar için çok yönlü bahaneler buluruz.

“Ben bunu yapamıyorum; denedim olmadı” gibi korkak, ürkek bir tutum geliştirebiliriz. Ya da tam tersine “istesem yaparım ama istemiyorum çünkü …” gibi kibirli, narsist bir tutum geliştirebiliriz. Bu tutumlar, tam ters görünseler de sonuçta bizi tekrar denemekten alıkoyar ve başarısızlığı kabullenmeye götürürler. Her iki tutum da biz farkına varmadan gelişebilir.

Kişisel gelişim çabamızın önündeki en büyük engeller bu türden biz farkına varmadan gelişen tutumlardır. Çoğunun temelinde benlik saygımızı korumak üzere başarısızlıktan korkmamız/kaçınmamız, kendimize aşırı değer vermemiz gibi gerçekçi olmayan düşünceler vardır.

Kişisel gelişim çabamız açısında çok önemli olan bir başka mekanizma da bilişsel dengesizliktir (cognitive dissonance). Duygu, düşünce ve eylemlerimizin uyumlu olmaması canımızı sıkar; böyle bir durum farkettiğimizde geriliriz. Örneğin bizim çok sevdiğimiz bir şeyi başka insanların hiç sevmemesi bizi gerer. Başkalarının sevmeme gerekçelerine karşı fikirler geliştirir ve sevdiğimizi savunuruz. Çok sevdiğimiz bir besinin zararlı olduğunu duyduğumuzda bu fikri reddetmeye çalışırız. Bu tutum da çoğunlukla biz farkında olmadan gelişir.

Farkında olmadan bizi engelleyen ya da işimizi zorlaştıran tutumları değiştirmeden ya da etkilerini azaltmadan yolumuza devam edemeyiz. İlk yazımızda da açıkladığımız gibi kişisel gelişim çabasının anahtarı farkında olmaktır. Normal sınırlar içinde kaldıklarında psikolojik sağlığımız açısından oldukça yararlı olan bu tutumların aşırıya kaçıldığında bize zarar verdiklerinin farkında olmalıyız. Bu tutumların çıkmaz döngülere dönüşerek bizi engellemesine izin vermemeliyiz.

Biz farkında olmadan etkili olan bu tutumlarla nasıl başaçıkabiliriz? Zaman zaman başkasının gözüyle kendimizi eleştirmek ya da doğrudan başkalarının bizim hakkımızdaki gözlemlerini öğrenmek bize yardımcı olabilir. Kişisel gelişim çabamızı yalnız ve tek başına sürdürmek yerine çevremizdeki başka insanlarla etkileşim halinde sürdürmemiz bu nedenle önemlidir. Her zaman olmasa bile gerektiğinde uzmanlara başvurmak en azından kendimiz hakkında kolayca edinebileceğimiz olumsuz duygu, düşünce ve eylemlerden korunmak açısından yararlı olur.

Doğal olarak kişisel gelişim çabamız bazen de gerçek dış faktörler tarafından engellenebilir. Bunu açıklamak için önceki yazılarda seçtiğimiz örneğe dönebiliriz. Aşırı kilolar sorunu ile başaçıkmak üzere sebze ağırlıklı beslenmeye karar verdik diyelim. Bizim için sebze yemeği yapan kişilerin hangi tarifleri ve malzemeleri kullandığı önemlidir. Sebzelerin sağlıksız ve fazla yağ kullanılarak pişirilmesi, mevsime bağlı olarak sevdiğimiz sebzelerin bulunamaması gibi durumlar hedefimize ulaşmayı zorlaştırır.

Fazla ayrıntıya girmeden yanlış yöntem seçmek, belirli bir tek yönteme bağlı kalmak, sonuca gitmek için aşırı uzun bir yol izlemek, erişilmesi güç hedefler seçmek, gerektiğinde yöntemi değiştirmemek, beklenmedik yaşam olayları gibi çok sayıda faktör umduğumuz sonuca ulaşmamızı engelleyebilir.

Kişisel gelişim hedefimize ulaşmak için seçtiğimiz yöntemlerin işlemediğini, istediğimiz sonucu vermediğini, çaba göstermekten kaçındığımızı farkettiğimizde hemen bir durum değerlendirmesi yapıp harekete geçmeliyiz. Karşılaştığımız durumu değerlendirip zorlanma ya da engellenme varsa hemen önlem alarak yolumuza devam etmeliyiz. Gerekiyorsa hedeflerimizi, yöntemlerimizi, kaynaklarımızı, çabamızın seviyesini değiştirerek tekrar denemeliyiz.

Özetle kendimizden kaynaklanan, dış faktörlerden kaynaklanan veya planlamamızdan kaynaklanan engeller kişisel gelişim çabamızı zorlaştırabilir. Kişisel gelişim çabamızı sürdürmek için bu engelleri farketmemiz ve olabildiği kadar etkin önlemler alarak yolumuza devam etmemiz gerekir.

Bir sonraki yazımızda kişisel gelişimde kayıt tutma ve ölçümleme konuları üzerinde duracağız.



 
Telefon: +90 (544) 421 49 89
E-mail: dakkurt@yahoo.com
© 2014 Dursun Akkurt, Tasarım: Dursun Akkurt - http://www.ak-kurt.com
© Telif Hakkı ve Yasal Kullanım Koşulları