PERFODA
Kişisel Gelişim Hizmetleri



 

Özet:

Kişisel Gelişim kavramlarına ilişkin bir dizi kısa notlardan biri: Din Öğretileri ve Felsefe.

Din öğretileri tanrının mesaj ve emirleri esas olmak üzere din önderlerinin yorum, nasihat ve emirlerini de kapsayacak biçimde genişletilmiş düşünce sistemleridir. Felsefe ise tümüyle insan ürünü düşünce disiplinlerinden oluşur. Her iki koldan kişisel gelişim alanına önemli katkılar yapılmaktadır. Amacı insanın varlığı, mutluluğu ve toplumsal uyumu olan çok sayıda düşünce çok çeşitli yöntemlerle aktarılmaktadır.

Bu yazıda kişisel gelişim alanına din öğretileri ve felsefe yaklaşımlarından gelen katkılar açıklanmıştır.

Din öğretileri ve felsefe hayatın hemen her alanı için fikirler ve çözümler sunan düşünce disiplinleridir. Burada din terimi ile belirli bir din ya da inanç sistemi değil mümkün olduğunca kapsayıcı anlamıyla din öğretilerinin tümünü ifade edeceğiz. Din öğretileri sundukları bilgi için tanrıyı kaynak göstermektedir. Öyle ki, öğretilerin esası tanrının insanlara verdiği mesajlar ve emirlerden oluşur. Buna ek olarak din önderlerinin yorumları, nasihatleri ve emirleri de öğretilere dahil edilmektedir. Din öğretilerinde tanrıya, insana, yaşama, topluma, evrenlere, doğaya ve akla gelebilecek her şeye ilişkin fikirler tutarlılık ve süreklilik içinde düzenlenmiştir. Eğer bütünüyle yeni bir durumla karşılaşılırsa fazla tereddüt edilmeden yeni durum da din öğretisine göre yorumlanabilir.

Felsefe öğretileri tümüyle insana aittir. Felsefi bilginin kaynağı gözlemler, bilimsel bulgular, öznel yorum ve algılar gibi insan zihninin her türden ürünü olabilir. Konunun kapsamına göre çıkış varsayımları, mantıksal fikir dizileri, gözlem ve bulgular kullanılarak insan aklına uygun açıklamalar yapmak ve yapılan açıklamaları destekleyen kanıtlar bulmak felsefenin metodunu oluşturur. Konu bazen insanın varlık nedeni gibi çok geniş, bazen yaşamda karşılaşılan bir sorun gibi daha dar kapsamlı olabilir. Felsefi açıklama bazen kitaplar dolusu bilgiden bazen de bir kaç cümleden ibaret olabilir.

Din öğretilerini ve felsefeyi aynı grup içinde ele alıyoruz. Çünkü her iki alanda da insanın ve varlığın varoluşu, insanın mutluluğu ve toplumsal yaşam için ideal koşullar benzer yöntemlerle konu alınmaktadır. Doğal olarak din öğretileri ve felsefe kişisel gelişim konusuna büyük önem vermektedir. Her iki koldan gelen fikirlerin çok büyük bir bölümü kişinin mutluluk arayışına odaklanmaktadır. Kişisel sorunların çoğu kişinin temel paradigmasının yanlış olmasına bağlanmaktadır. Aşırı bireycilik, aşırı vericilik, rekabetçilik, çatışmacılık, tüketicilik, kişisel hırs gibi birey ve toplum ilişkisini dengesizleştiren paradigmalar eleştirilmektedir. Bunların yerine kişinin kendisi ve toplumla etkileşiminde denge, üretkenlik, çevre ve doğaya uyum gibi değerlere dayalı huzur paradigmaları savunulmaktadır. Din öğretilerinde huzur pradigmaları inanç sisteminin bütünü içinde yer alırken felsefede akla uygun düşünce sistemleri biçiminde sunulmaktadır.

Ülkemizde çok büyük bir bölümü İslam öğretisini esas alan, yine önemli bir bölümü uzak doğu din ve inanç sistemlerini esas alan kişisel gelişim kitapları yayınlanmıştır. İslam din adamları camilerde vaazlarla, televizyon ve radyo programlarıyla, basılı medya yoluyla hemen her kanaldan kişisel gelişim fikirlerini sunmaktadır. Saymakla bitmeyecek kadar çok oldukları için burada isim vermeyeceğiz ama çok sayıda din bilimi uzmanının kişisel gelişimle ilgili çok sayıda eseri vardır. Diğer taraftan yoga, meditasyon, reiki, ayurveda gibi uzak doğu kökenli fikirler de kitaplar ve çeşitli yollarla sunulmaktadır. Uzak doğu kökenli bazı yaklaşımların dinle ilgili olmadıkları savunulsa bile bunların Budizm, Hinduizm, Şinto gibi dinlerle ortak varsayımları ve değerler sistemini esas aldıkları çok açıktır. Ülkemizde öncekiler kadar sıklıkla olmasa da Hristiyan ve Musevi kaynaklarından gelen benzer içerikli eserlere de rastlanmaktadır.

Bütün dünyada ve özellikle ülkemizde yeni felsefi eserlere sıkça rastlamıyoruz. Kişisel gelişimle ilişkilendirilebilecek felsefe yazıları ise daha da nadirdir. Ülkemizde Prof. Nermi Uygur bir çok denemesinde kişisel gelişim açısından önemli noktalara değinmiştir. Tarihimizde ve bugün de İslam Tasavvufu kişisel gelişim açısından çok değerli düşünürlere ve onların evrensel görüşlerine sahne olmuştur. Mevlana ve Hacı Bektaşı Veli din öğretisi ve felsefe açısından çok değerli isimlerdir.

Günümüzde kişisel gelişime ilişkin felsefe yazılarına edebiyat, sanat, tarih ve felsefe dergilerinde rastlanmaktadır. Bu yazılarda giderek zorlaşan kent yaşamının kişi üzerinde oluşturduğu baskı ve değişim önemli bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Kişinin stres, yabancılaşma, kişisel ve sosyal değer kayıpları, varoluş paradoksları psikoloji, sosyoloji, modern sanat, toplumsal değişim gibi kaynaklardan da yararlanılarak yorumlanmaktadır. Yazılarda okuyuculara pratik çözüm önerileri sunulmasa da mantıksal çözümlemelerle akla uygun kavramsal çerçeveler oluşturularak kişilerin düşünce hatalarını anlamasına yardımcı olunmaktadır.

Din öğretileri ve felsefe bilimdeki gibi katı yöntemlere bağlı kalmadığı için özgür, yaratıcı, açık uçlu çözümlemeler ve kavramlaştırmalarla kişisel gelişim alanına büyük katkılarda bulunmaktadır. Kişinin günlük yaşam içinde ihmal ettiği inanç, insani değerler, sevgi, saygı, güven gibi temel sosyal duygular kişisel gelişim açısından büyük önem taşımaktadır. Din ve felsefe yaklaşımları bu duyguların ve düşünce sistemlerinin insana hatırlatılması ve farklı açılardan sunulması yönünden önemlidir.

Diğer taraftan din ve felsefe alanından gelen katkılar güvenilir, geçerli ve yansız olma kaygısı gütmeden kişiyi önceden belli doğrulara yönlendirmektedir. Çoğu durumda kişinin kendi özel durumu ve tercihleri yok sayılmaktadır. Sorunun tespiti ve çözümü otoriter olarak tek taraflı sunulmaktadır. Bu dezavantaj, sadece kişinin okuduğunu, dinlediğini kendi akıl süzgecinden geçirmesi yoluyla bir avantaja dönüştürülebilir.

Sonuç olarak denebilir ki, din öğretisi ve felsefe alanlarından kişisel gelişim alanına yapılan katkılar azımsanmayacak çoklukta ve yararlanılabilir özelliktedir. Ancak bilim alanından gelen katkılara göre daha açık uçlu ve yanlı özelliktedir. Kişinin kendi akıl süzgecini ve tercihlerini kullanarak sunulan bilgilerden kendisi için doğru ve yararlı olanı bulması hatta sunulan bilgiyi kendisi için yeniden yorumlaması gerekir.

Kişisel Gelişim yazılarının bundan sonraki konusunda Davranış Bilimleri, Sosyal Bilimler, Din ve Felsefe yaklaşımları dışında kalan diğer alanlardan gelen katkıları inceleyeceğiz.



 
Telefon: +90 (544) 421 49 89
E-mail: dakkurt@yahoo.com
© 2014 Dursun Akkurt, Tasarım: Dursun Akkurt - http://www.ak-kurt.com
© Telif Hakkı ve Yasal Kullanım Koşulları