PERFODA
Bilişim Hizmetleri



 

Bilgi Ticareti

Dursun Akkurt, Ağustos 2008, http://zgezintileri.blogspot.com ’da yazıldı. http://dursunakkurt.wordpress.com/2011/04/19/bilgi-ticareti-web-2-0-ve-bilgi-dolasimi/ 'de paylaşıldı.

Özet:

Toplanma yöntemi ne olursa olsun sahibi ya da konusu olduğumuz bilgiler bilgimiz dışında alınıp satılıyor.

Günlük yaşam içinde çoğunlukla farkında olmadan sürekli bilgi üretiyoruz ya da üretilen bilginin konusu oluyoruz. Peki, bu bilginin ticareti yapılıyormu?

Kişisel bilginin ticari değeri hızla artıyor. Peki, kurumsal bilginin de aynı şekilde satıldığını söyleyebilirmiyiz?

Bilgiyi insan zihninde düzenlenmiş yaşantıların dille ifade edilebilen veya eyleme dönüştürülebilen biçimi olarak tanımlayabiliriz. Tanımın eyleme dönüştürmeye ilişkin bölümü bilginin davranışsal yansımasını ifade etmek açısından önemlidir.

Geçmişe göre, günümüzde bilgi üretimi, iletimi ve ticareti giderek daha hızlı ve yaygın hale gelmiştir. Bu nedenle bilgi ticareti yapanlar yaptıkları işi meşrulaştırmak için ciddi çaba sarfediyorlar. “Bilgi ekonomisi” terimi bu çabanın ifadesidir.

Bilginin Ticari Niteliği

Yazılı bilgi, güncel bilgi formları ve kayıt ortamları

Bilgi bugün olduğu gibi geçmişte de üretimin vazgeçilmez ham maddesidir. Zamanla bilgi eğitim, kişisel tatmin ve eğlence kaynağı olma özelliklerini de kazanmıştır. Yazının bulunuşu ile birlikte bilginin ticareti için meşru zemin oluşmuştur. Fiziksel ortam üzerine yazılan veya çizilen bilgiye basılı bilgi diyelim. Basılı bilgi fiziksel nitelik taşıdığı için ticarete uygun bir mal niteliğindedir. Yazıtlar, ansiklopediler, kitaplar, gazeteler, dergiler gibi değişik nesneler üzerinde basılı bilgi tarih boyunca alınıp satılmıştır. Tiyatro gibi sahne sanatları, uzman konuşmaları gibi performanslar da bilgi ticaretinin alanları arasına girmiştir.

Günümüzde de bilginin değeri yine üretim, eğitim, kişisel tatmin ve eğlence gibi ihtiyaçlardır. Ancak bilginin toplanması ve paylaşılması için kullanılan ortamlarda ciddi değişiklikler olmuştur. Sıklıkla kullanılan radyo, televizyon, internet, manyetik ve optik ortamlar basılı bilginin güçlü alternatifleri olmuştur. Sinema, bilgisayar, internet gibi ortamlar ses, görüntü, taşınabilirlik, erişilebilirlik ve iletilebilirlik gibi avantajlarla basılı bilginin varlığını tehdit eder hale gelmiştir.

Yaşanan değişim üretilen, toplanan, işlenen ve ticareti yapılan bilgi miktarını büyük ölçüde değiştirmiştir. Telif hakları basılı bilginin üretimi ve satışı üzerinde büyük ölçüde kontrol sağlamıştır. Bir ölçüde kontrol altında olsa da sahne performansları ve diğer yöntemlerle bilgi paylaşımı ise daha çok kontrol dışı kalmıştır. Günümüde özellikle dijital ortamlar ve internet üzerinde telif haklarına ile kontrol sağlamak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Bu yoldaki çabalar bugüne kadar başarısız olmuştur.

Yeni bilgi dağıtım ortamlarından kontrol altına alınabilenler telif hakları ile korunmaya ya da vergilendirilmeye çalışılıyor. Böylece devlet kontrolü ve güvencesinde ticaret olanağı yaratılmaya çalışılıyor. Ancak çeşitli nedenlerle kontrolden kaçma eğilimi de güçleniyor. Sonuç olarak bilgi ticaretinin büyük bölümü kontrol edilemeyen alana doğru kayıyor.

Kişisel Bilginin Ticareti

Bilgi toplama yöntemleri, bilgi satışı

Sözler veya eylemler yoluyla paylaştığımız bilgi sürekli olarak izlenip kaydedilmeye başlanmıştır. Sokaklara ve binalara yerleştirilen kameralar, ücretsiz dağıtılan eposta hesapları sürekli olarak yaptıklarımızı, yazdıklarımızı/söylediklerimizi kaydediyor. Facebook, twitter gibi sosyal paylaşım ortamları hatta bilgi aramak için kullandığımız google gibi arama motorları da ne aradığımızı ve neye ilgi duyduğumuzu sürekli olarak kaydediyor. Kaydedilen bilgi kişisel mahremiyet sınırlarını aşacak seviyelerde açık ya da sadece satınalma eğilimlerine ilişkin rakamlar seviyesinde kapalı olabiliyor.

Günlük yaşam içinde çoğunlukla farkında olmadan sürekli bilgi üretiyoruz ya da üretilen bilginin konusu oluyoruz. Peki, bu bilginin ticareti yapılıyormu?

Evet. Eposta, facebook, twitter gibi internet hesapları kolayca ticaret malzemesi yapılıyor. Kişilerin eposta, telefon numarası gibi erişim bilgileri açıkça para karşılığı satılıyor. Kişilerin kendi istekleri ile sosyal paylaşım ortamlarında yayınladıkları bilgiler de paraya dönüştürülüyor. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerden elde edilen bilgiler, kredi kartı kullanımından elde edilen bilgiler, alışveriş merkezlerindeki davranış biçimlerinden elde edilen bilgiler değerli ticari bilgilere dönüşüyor. İnsanların izni alınmadan çekilmiş video görüntüleri haber değeri taşımadığı halde  televizyonlarda, video paylaşım sitelerinde yayınlanıyor.

İnternet hesabı alırken okunmadan onaylanan kullanım sözleşmeleri yoluyla bilginin sahipliği, "yasal olarak" hesap sağlayan siteye devrediliyor. "Yasal" olması yapılanın etik olarak doğru olmasını gerektirmiyor. Video kayıtlarında, alış-veriş davranışlarının kaydı ve izlenmesi durumlarında ise usulen bile olsa böyle bir hak devri aranmıyor. Henüz olmadıysak bir gün ben de siz de televizyona ya da internete konu olabiliriz. Umarım önceden haberimiz olur ve hayırlı bir sunuma konu oluruz.

Sonuçta bilginin sahibi veya konusu çoğunlukla farkında olmadan, yasal veya yasadışı olarak kendisine ait bilgi üzerindeki haklarını kaybediyor. Kaybedilen haklar sadece alım satımından kaynaklanan ticari değerler değil özel yaşamın mahremiyeti gibi manevi değerleri de kapsıyor.

Ayrıca, bilgileri elde edip yayınlayan reklam gelirleri gibi dolaylı gelirler de elde ediyor. Yahoo.com, google.com, twitter.com gibi internet siteleri/şirketleri, radyo ve televizyon kanalları kısa sürelerde milyarlarca dolar seviyesine gelir elde ediyor.

Kişisel bilginin ticari değeri hızla artıyor. Peki, kurumsal bilginin de aynı şekilde satıldığını söyleyebilirmiyiz?

Kurumsal Bilginin Ticareti

Bilgi sahipliği, bilgi satışı

Çalışanların işlerinde karşılaştıkları sorunlara internet araçlarını kullanarak çözüm aradıklarını ve çözüm arayanlara internet araçları ile yardımcı olduklarını biliyoruz. Bu yaygın kullanılan bir yöntem. Gerek çözüm ararken gerek de çözüm sunarken önemli miktarda kurumsal bilginin paylaşıldığını düşünüyorum. Kurumun ne iş yaptığı, nasıl bir sistem kullandığı, hangi sorunu yaşadığı, hangi araçları kullandığı gibi rekabet açısından önemli sayılacak bilgiler bu ortamlarda paylaşılıyor.

Aslında açık ticari değeri olan bu bilgilerin paylaşan ve erişen dışındaki kaynaklara para kazandırdığı farklı bir ticari süreç yaşanıyor. Bu durumlarda bilginin sahibi kurum veya çalışan olabilir. Kurum ve çalışan arasındaki bilgi sahipliği ayrıca ayrıntılı olarak incelenmesi gereken bir konudur.

Bilgisini yayınlayan çalışan (çoğunlukla kurumunun bilgisi dışında) kurumun değerli bilgisini de paylaşıyor. Bunun tam tersi durumlar da yaşanabiliyor. Kurum çalışanın kişisel bilgilerini yayınlayabiliyor. Her iki durumda da bilginin sahibi, bilgiyi sağlayan, bilgiyi yayınlayan, bilgiye erişen gibi roller gerçekleştiriliyor.

Bilginin sahibi ya da kısmen sahibi durumdan haberdar olmayabiliyor. Bilgiyi sağlayan bilgi eksikliğinden hatta istemeden, her hangi bir parasal fayda elde etmeden bilgiyi verebiliyor. Erişen (rakip te olabilir) bilgiye kolayca ve çoğunlukla bedel ödemeden erişebiliyor. Parayı ödeyen sponsor çoğunlukla bilginin kendisini değil, bilginin yanında reklam yayınlama olanağını satın alıyor. Yayınlayan sponsordan aldığı paraya ya da doğrudan bilginin ticari değerine odaklanıyor.

Sonuçta yaptığı yatırım, aldığı risk ve operasyonel giderleri dikkate alındığında yayıncının orantısız gelir elde etiğini söylemek yanlış olmaz. Çünkü, bilginin asıl sahibi, bilgiyi sağlayan ve bilgiye erişen haklarını yayıncı lehine kaybediyor. Çok nadir olsa da bu hakların çok belirgin olduğu durumlarda yayıncının diğer rol sahiplerine ödeme yaptığına da tanık oluyoruz.

Ülke sınırları açısından bakıldığında bilgi ticaretinin farlı bir yüzü daha var. Bilgi sınırlar arasında gümrüksüz dolaşıyor. Sınırlar içinde de bilgi ticaretinin tam olarak vergilendirilmesi mümkün olmuyor. Bilgi hırsızlığı ve kaçakçılığı ise ülkelerin çok eski zamanlardan beri resmi istihbarat birimlerinin de dahil olduğu soğuk (belki de sıcak demek gerek) savaşın konusu olmaya devam ediyor.

Bilgi ticaretinde alıcı-aracı-satıcı ilişkileri mal/meta ticaretinden epeyce farklı. Yazının başında değindiğimiz gibi, tipik mal ticaretindeki kuralların geçerli olduğu kontrol altına alınabilen bilgi ortamları basın, danışmanlık hizmeti, eğitim hizmeti gibi durumlarla sınırlı kalıyor. Aslında sorunun büyük bölümü bilgi ticaretinin alanını belirleyememekten kaynaklanıyor. Depolama, iletim, erişim ortamları hızla gelişen bilgiyi kontrol altına almak kolay görünmüyor.

Belki de bu durum bilginin giderek sahiplik durumundan kurtuluşuna ve sahibinden bağımsız olarak herkese ait olmasında doğru bir gidiştir. Bütün insanların bilgiye sınırsız erişim hakkı olmasına, buna karşılık herkesin bilgisini paylaşmak durumunda olmasına ne dersiniz?



 
Telefon: +90 (544) 421 49 89
E-mail: dakkurt@yahoo.com
© 2014 Dursun Akkurt, Tasarım: Dursun Akkurt - http://www.ak-kurt.com
© Telif Hakkı ve Yasal Kullanım Koşulları