PERFODA



 

Bilgi Kirliliğine Karşı

Dursun Akkurt, Ocak 2008

Özet:

Maruz kaldığımız yoğun iletişim, davranış biçimimiz ve kişisel yanlılıklarımız ciddi bir bilgi kirliliğine yol açıyor. Bilgi kirliliği yararlı bilgi edinme ve kullanma şansımızı azaltıyor. Bilgi kirliliği kararlarımızı ve yaşam kalitemizi tehdit ediyor. Bazı durumlarda bilgi kirliliğinden kaçınmak, hatta kirliliği farketmek mümkün olmuyor.

Bilgi kirliliğinin dışsal ve içsel kaynaklarını tanımak, mücadele etmek için ilk adım olabilir. Bilgi kirliliği ile başa çıkmak için bilgi edinmeye ilişkin dış ve iç faktörlerin iyileştirilmesi gerekir. Alınan bilginin düzenlenmesi, doğrulanması, tekrarlanması kirliliği azaltmak açısından yararlı olur. Dikkat, algı, bellek, öğrenme, karar verme gibi zihinsel özelliklerin geliştirilmesi de bilgi kirliliğine karşı alınabilecek önlemlerdir.

Bilginin kullanılması sınanması açısından yarar sağlar. Kullandığımız bilginin yararı hakkında net bir fikre sahip olabiliriz. Ayrıca dışardan alınacak geribildirimlerle bilginin iyileştirilmesi ve artırılması mümkün olur.

Bilgi kaynakları ve iletim ortamı gibi dış etkenleri anlayarak, okuma, izleme gibi davranışlarımızı düzenleyerek, kişisel yanlılıklarımızın farkında olarak ve kendimizi geliştirerek bilgi kirliliğinden kaçınabiliriz.

Gelişen bireysel ve kitle iletişim araçları, değişen iş dünyası, gelişen şehir yaşamı giderek daha fazla bilgi üretilmesine ve daha fazla mesaj yayınlanmasına yol açıyor. Mesajların çoğu alıcının ilgi alanının dışında veya yararsız bilgi taşıyor. Eksik, yanlış veya yanlı mesajların yarattığı bilgi kirliliği yaşamımızı etkiliyor.

Giderek yoğunlaşan bilgi kirliliği ile başaçıkabilirmiyiz?

Bilgi Kirliliği Nedir?

Televizyon ve gazete gibi yaygın medya araçlarının yayınlarını izliyoruz. İnternet kullanımımız artıyor. İşlerimizi yapmak için giderek daha çok iletişim kurmamız gerekiyor. Etkileşim içinde olduğumuz diğer insanlarla sürekli bilgi paylaşıyoruz. Dinliyoruz, izliyoruz, okuyoruz. Giderek artan bir bilgi bombardımanı altında kalıyoruz. Bir yandan da düşünerek, yorumlayarak, kendimizle konuşarak kendi kendimize bilgi üretiyoruz.

Üretilen ve iletilen bilgi miktarı artarken bilgi kirliliği de hızla artıyor. Aldığımız mesajların taşıdığı bilgi çoğunlukla eksik, yanlış, düzensiz, tutarsız veya ilişkisiz bir halde akıyor. Örneğin, 5-10 dakikalık bir haber bülteninde her biri 10-60 sn'lik sürelerle onlarca haber veriliyor. Aralarda yayınlanan reklamlar ve haber içeriklerine farkında olarak ya da olmadan eklenen yorumlar haberleri içinden çıkılmaz bir karmaşaya dönüştürüyor. Konuların çeşitliliğine bilgi eksikliğimiz de eklenince haberlerin çoğunu anlamak ve ilgi duyduklarımızı bile akılda tutmak mümkün olmuyor.

Bazen doğruluğundan emin olduğumuz ve kullanırken kuşku duymadığımız bir bilginin aslında yanlış olduğuna dair mesajlar alıyoruz. Ya da bir bilginin hem doğru hem de yanlış olduğunu bildiren mesajları aynı zamanda alıyoruz. Bu durumlarda doğru ve yanlışın ayırdedilmesi zorlaşıyor ve hata yapma olasılığımız artıyor. Yoğunluğu, kalitesizliği gibi yanıltıcı olması da aldığımız ve ürettiğimiz bilginin büyük bölümünü kaybetmemize yol açıyor. Bilgi kirliliği, edinmiş ve kullanmakta olduğumuz doğru bilginin bir bölümünü de bozuyor.

Bilgiyi yaşamımızı sürdürmek için kullanırız. Bilgi kirliliğinin olumsuz etkileri hem yararlı bilgi edinmemizi zorlaştırmak, hem de edinilmiş yararlı bilgimizi aşındırmak yoluyla yaşamımızı zorlaştırıyor. Verdiğimiz kararlar bilgi kirliliğinden doğal olarak etkileniyor. Buna bağlı olarak yaşam kalitemiz düşüyor.

Bilginin Temizlenmesi ve Edinilmesi

Aldığımız bütün bilgileri aklımızda tutmayız ve aklımızdaki bilginin hepsini de kullanmayız. Seçici olarak aldığımız bilginin bir bölümünü depolar muhtemelen daha büyük bir bölümünü ise kaybederiz. Aldığımız bilginin hatırlayabildiğimiz veya kullanabildiğimiz bölümüne edinilmiş bilgi, kullanılmayan veya tamamen unutulan bölümüne ise kaybedilmiş bilgi diyebiliriz.

Bilgi edinme ve kullanma konusunda bazı dış etkenler, bilgi edinmeye ilişkin davranışlarımız ve zihinsel özelliklerimiz etkili olur. Bilginin kaynağı, konusu, kapsamı, düzeni gibi dışsal özellikler bilginin edinilmesini kolaylaştırabilir veya zorlaştırabilir. Tekrarlar, alıştırmalar, araştırmalar bilgi edinmeyi kolaylaştırabilir. Dikkat, bellek, düşünme gibi zihinsel özelliklerimiz bilginin alınması ve işlenmesi sürecinde önemli rol oynar.

Kaynakların doğru seçilmesi, değişik kaynakların kullanılması, hataların ayıklanması, eksiklerin tamamlanması alınan bilginin niteliğini yükseltir. Bilgi kaynağının güvenilir olması, içeriği eksiksiz sunması, yansız olması ve doğrulanabilmesi önemlidir. Pek çok durumda aynı bilgiyi değişik kaynaklardan alabiliriz. Farklı kaynakların uyumlu olduğu durumlarda bilginin doğrulanması ve eksiklerin tamamlanması kolaylaşır. Kaynakların yetersiz, eksik, yanlı bilgi sunduğu ve çeliştiği durumlarda ise yanılma olasılığı artar. Kaynağa ilişkin sosyal ve psikolojik özellikler bilgi kirliliği açısından önem taşır.

Mesajların iletim ortamı da önemli bir faktördür. Gazete, dergi, kitap gibi yazılı ortamlar defalarca okunabildikleri için tekrar şansını artırırlar. Tekrarlar boyunca içeriğin anlaşılması, ilişkilendirilmesi, eksiklerin giderilmesi mümkün olur. Buna karşılık radyo ve televizyon gibi sesli ve görsel ortamlar sunumu daha ilginç ve eğlenceli hale getirerek dikkat ve ilgimizi artırırlar. Yazılı içeriğe ulaşmak ve kullanmak göreli olarak daha zordur. Kitap, dergi, gazete, internet gibi kaynaklara her an her yerden ulaşılamaz. Buna karşılık radyo ve televizyona hemen her zaman her yerden ulaşmak mümkün olabilir. Yazılı içerikte seçim olanakları fazla, buna karşılık sesli ve görsel içerikte seçim olanakları daha sınırlıdır.

Mesajın belirli bir kapsam gözetilerek ve belirli hedefler için düzenlenmiş olması alıcının işini kolaylaştırır. Amaç gözeterek düzenlenmiş mesaj çoğunlukla ilişkileri ve amaçları açıkça ifade eder ya da ilişkileri ve amaçları görmeyi kolaylaştırır. Bu şekliyle bilginin kirlilikten arındırılmış olduğu kabul edilebilir. Yine de kaynağın yanlılıkları dikkate alınarak sunulan bilginin yanıltıcı olma olasılığı sorgulanmalıdır. Kaynağın yanlılığından kaynaklanan kirlilik, farklı kaynaklardan araştırmak yoluyla bilginin düzenlenmesi, eksiklerin giderilmesi, yanlışların ayıklanması biçiminde giderilebilir.

Bilginin zamana ve mekana bağımlılığı da bir kirlilik nedenidir. Günlük hatta anlık tüketilen haberler geç alındıklarında yararsız ve yanıltıcı olurlar. Yerel nitelik taşıyan haberlerin genel alıcı için önemi olmayabilir. Bu durum sadece haberler için değil kritik iş bilgileri için de geçerlidir. Zamana ve mekana bağımlı kirlilik bilgiye ilişkin zaman ve mekan bilgisinin araştırılması yoluyla azaltılabilir.

Dış etkenler gibi iç zihinsel etkenler de bilgi edinme süreci üzerinde etkili olur. Bilgi edinme kapasitemizin doğal ama değişken sınırları vardır. Dikkat, algı, bellek, düşünme gibi zihinsel yeteneklerimizin biyolojik ve zihinsel sınırları vardır. Bu sınırlar bireyden bireye ve durumdan duruma göre değişkenlik gösterebilir. Bazen daha dikkatli bazen daha dikkatsiz olabiliriz. Görme, işitme, tatma gibi duyularımız başkalarına göre farklılıklar gösterir. Düşünürken farklı açılardan yaklaşarak faklı sonuçlara ulaşabiliriz.

Bilgilerin ayıklanması, gruplanması, hatırlanması, ilişkilendirilmesi gibi daha karmaşık zihinsel becerilerimizi de her zaman aynı başarıyla kullanamayız. İstek, ilgi, uyarılmışlık gibi iç süreçler zihinsel başarımızı etkileyebilir. Zihnimiz bazen farkında olarak bazen farkında olmadan yanlılıklarımızın etkisinde kalabilir. Bu durumlarda kendi zihnimiz bilgi kirliliğine yol açar. Olumsuz değerlendirdiğimiz durumları sevdiklerimizle ilişkilendirmek istemeyiz. Sevmediklerimizi ise kolayca olumsuz durumlarla ilişkilendiririz. Bu şemaya uygun bilgileri fazla sorgulamadan doğru kabul ederiz. Oysa, alınan mesaj doğru bilgi taşıyor olsa bile zihnsel yanlılıklarımız mesajdan yanlış bilgi edinmemize yol açabilir.

Zihinsel becerilerimizin doğal sınırları olmakla birlikte becerilerimizi değişik yollarla artırabiliriz. Dikkat süresinin uzatılması, yanıltıcı duygu ve düşüncelerden sakınma, konunun hızlı değerlendirilmesi, doğru ve çabuk karar verme, öğrenme ve hatırlama gibi zihinsel beceriler bazı tekniklerin kullanılması yoluyla ve alıştırmalar yapma yoluyla güçlendirilebilir. Doğal olarak zihinsel özelliklerin güçlendirilmesi bilgi kirliliği ile başaçıkma konusunda çok önemlidir.

Bilgi edinmek için sadece dinlemek, okumak, izlemek gibi pasif alıcı durumu çoğunlukla yeterli değildir. Bilginin kullanılması hem bilgiye ilişkin farkındalığımızı artırır hem de bilgiyi kalıcı hale getirir. Anlatmak, tartışmak, yazmak ve çizmek gibi etkinlikler bilginin temizlenmesini ve kalıcı hale getirilmesine yardımcı olur.

Bilginin Kullanılması

Bilgi kirliliği ile başaçıkmak için bilginin edinilmesi yeterli değildir. Edindiğimiz doğru kabul ettiğimiz bilgilerin büyük bir bölümünü kullanamayız ya da kullanmayız. İnsan zihni kullanabildiğinden daha fazla bilgi depolama yeteneğine sahiptir.

Bilgiyi farklı biçimlerde kullanabiliriz. Günlük yaşamımızdaki hemen her eylemimiz edinilmiş bilgi ile şekillendirilir. Düşünürken, çalışırken, izlerken bilgi kullanırız. Bazen de bilgimizi sadece ifade ederek kullanırız. Konuşarak, yazarak, çizerek bilgimizi aktarırız.

Bilgimizin bir bölümünü ise tamamen otomatikleşmiş davranışlar şeklinde kullanırız. Öyleki hatırlamadan, düşünmeden yaptığımız bazı davranışlar önceden edinilmiş bilgilerimizle şekillendirilir. Çalışırken, eğlenirken, dinlenirken sık tekrarladığımız davranışlar önceden edinilmiş bilgilere dayanırlar. Ancak bu davranışları gösterirken bu bilgileri aklımıza getirmeyiz; üzerinde düşünmeyiz.

Bilginin kullanılması sınama yoluyla ayıklanmasını, doğrulanmasını sağlayabilir. Kullanım yoluyla bilginin pekiştirilmesi, artırılması ve ilişkili yeni bilgi üretimi mümkün olur. Bu yönüyle bilgi kullanımı, bilgi kirliliği ile başaçıkmak açısından çok önemlidir.

Kullanım sırasında kendi yaşantılarımızı izleyerek bilgimizi sınadığımız gibi, başkalarının geribildirimlerini alma şansımız da olur. Bizi izleyenler değerlendirme, eleştiri ve önerileriyle bize katkıda bulunurlar.

Maruz kaldığımız yoğun iletişim, davranış biçimimiz ve kişisel yanlılıklarımız ciddi bir bilgi kirliliğine yol açıyor. Bilgi kirliliği yararlı bilgi edinme ve kullanma şansımızı azaltıyor. Bilgi kirliliği kararlarımızı ve yaşam kalitemizi tehdit ediyor. Bazı durumlarda bilgi kirliliğinden kaçınmak, hatta kirliliği farketmek mümkün olmuyor.

Bilgi kirliliğinin dışsal ve içsel kaynaklarını tanımak, mücadele etmek için ilk adım olabilir. Bilgi kirliliği ile başa çıkmak için bilgi edinmeye ilişkin dış ve iç faktörlerin iyileştirilmesi gerekir. Alınan bilginin düzenlenmesi, doğrulanması, tekrarlanması kirliliği azaltmak açısından yararlı olur. Dikkat, algı, bellek, öğrenme, karar verme gibi zihinsel özelliklerin geliştirilmesi de bilgi kirliliğine karşı alınabilecek önlemlerdir.

Bilginin kullanılması sınanması açısından yarar sağlar. Kullandığımız bilginin yararı hakkında net bir fikre sahip olabiliriz. Ayrıca dışardan alınacak geribildirimlerle bilginin iyileştirilmesi ve artırılması mümkün olur.

Bilgi kaynakları ve iletim ortamı gibi dış etkenleri anlayarak, okuma, izleme gibi davranışlarımızı düzenleyerek, kişisel yanlılıklarımızın farkında olarak ve kendimizi geliştirerek bilgi kirliliğinden kaçınabiliriz.



 
Telefon: +90 (544) 421 49 89
E-mail: dakkurt@yahoo.com
© 2014 Dursun Akkurt, Tasarım: Dursun Akkurt - http://www.ak-kurt.com
© Telif Hakkı ve Yasal Kullanım Koşulları